Karadeniz Teknik Üniversitesi, su kaynaklarının ve bağlantılı sucul ekosistemlerin sürdürülebilir yönetimine yönelik havza temelli bir yaklaşım uygulamakta; bu yaklaşımı bulunduğu Karadeniz Havzası ve çalışma yürüttüğü delta ve sulak alanların yerel biyolojik çeşitlilik özellikleriyle ilişkilendirmektedir. Üniversitemizin havza yönetimi yaklaşımı; su kaynaklarının korunması, akarsu ve yağmur suyu yönetimi, atık su kontrolü, su kalitesinin izlenmesi ve sucul ekosistemlerin biyolojik çeşitliliğinin korunması bileşenlerini birlikte ele almaktadır.
Karadeniz Havzasının Yerel Biyolojik Çeşitliliğine Dayalı Yönetim Yaklaşımı
KTÜ’nün havza yönetimine ilişkin yaklaşımı yalnızca suyun fiziksel yönetimiyle sınırlı değildir. Üniversitemiz, Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi ve Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Mühendisliği Bölümü aracılığıyla Karadeniz Havzası içerisindeki sucul tür çeşitliliğini, istilacı yabancı türleri, habitat özelliklerini ve ekosistem hizmetlerini izlemekte ve elde edilen bilimsel verileri yönetim stratejilerinin geliştirilmesinde kullanmaktadır.
Bu yaklaşımın 2025 yılındaki en güçlü örneklerinden biri IASON+ Projesidir.
IASON+ Projesi, Karadeniz Havzası’nda bulunan Tuna, Nestos, Kızılırmak, Çoruh ve Kolheti deltalarının birbirinden farklı habitat ve biyolojik çeşitlilik özelliklerini dikkate almaktadır. Projede bu delta alanlarının yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip olduğu ve istilacı yabancı türlerin yayılımı açısından hassas ekosistemler oluşturduğu özellikle vurgulanmaktadır.
Proje kapsamında temel hedefler arasında;
yer almaktadır.
Bu durum, Üniversitemizin yerel sucul tür çeşitliliği ve ekolojik koşullardan elde edilen verileri doğrudan yönetim stratejileri ve eylem planlarına dönüştüren bir yaklaşım benimsediğini göstermektedir.
Kanıt:
https://www.ktu.edu.tr/denizbiltek/iason
Kızılırmak Deltası’nda Tür Çeşitliliğine Dayalı Havza ve Ekosistem Yönetimi
KTÜ’nün 2025 yılında uyguladığı yerel tür çeşitliliğine dayalı havza yönetimi yaklaşımının somut örneği Kızılırmak Deltası Koruma Alanıdır.
Kızılırmak Deltası, Karadeniz Havzasının önemli sulak alanlarından biridir ve farklı göl, sazlık, kıyı ve tatlı su habitatlarını barındırmaktadır. IASON+ kapsamında deltadaki sucul istilacı yabancı türlerin varlığı, dağılımı ve ekosistem hizmetleri üzerindeki etkileri sistematik olarak izlenmektedir.
29–31 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen bahar dönemi saha çalışmasında, Kızılırmak Deltası’ndaki istilacı yabancı sucul türler doğrudan sahada izlenmiş ve bu türlerin ekosistem hizmetleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmada türlerin dağılım eğilimlerinin ve ekolojik etkilerinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu çalışma iki yıl sürecek izleme programının bir parçası olarak tasarlanmıştır.
2025 Sonbahar Döneminde Tekrarlanan Tür İzleme Çalışmaları
Havza yönetimi yaklaşımında sürekliliğin sağlanması amacıyla Kızılırmak Deltası’ndaki çalışmalar tek seferlik örneklemeyle sınırlı tutulmamıştır.
24–26 Ekim 2025 tarihlerinde Kızılırmak Deltası Koruma Alanı’nda yeniden sucul istilacı yabancı tür izleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Böylece farklı mevsimlerde elde edilen verilerin karşılaştırılması ve tür dağılımındaki zamansal değişimlerin belirlenmesi mümkün hale getirilmiştir.
Bu yaklaşım, havza ve sulak alan yönetiminin sahadan elde edilen güncel biyolojik verilere dayandırıldığını göstermektedir.
Türlerin Mekânsal Dağılımının Haritalandırılması
IASON+ kapsamında elde edilen tür verileri yalnızca envanter oluşturmak amacıyla kullanılmamaktadır. İzleme sonuçları, türlerin ekosistem içerisindeki dağılımlarını belirlemek ve yönetim açısından öncelikli bölgeleri tanımlamak amacıyla mekânsal haritalama ve ekosistem modelleme çalışmalarına aktarılmaktadır.
2025 yılı ilkbahar ve sonbahar saha çalışmalarında toplanan verilerin sonraki değerlendirmelerinde 21 sucul istilacı yabancı türün izlendiği; bu verilerin türlerin yoğunlaştığı “sıcak noktaların” belirlenmesi ve çevresel değişikliklere bağlı gelecekteki dağılımlarının tahmin edilmesi amacıyla kullanıldığı bildirilmiştir.
Bu sistem, havza içerisindeki tüm alanlara aynı yönetim yaklaşımının uygulanması yerine, türlerin konuma özgü dağılımı ve ekolojik risklerine göre önceliklendirme yapılmasını mümkün kılmaktadır.
Ekosistem Hizmetlerinin Yönetim Stratejisine Entegre Edilmesi
KTÜ’nün uyguladığı yaklaşım yalnızca tür sayısı veya dağılımının belirlenmesine dayanmamaktadır. IASON+ Projesinde istilacı yabancı türlerin;
üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilmektedir.
Projenin temel amacı, istilacı türlerin yayılımını ve etkisini azaltmak, delta ekosistemlerinin dayanıklılığını artırmak ve ekosistem hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Bu nedenle biyolojik tür verileri doğrudan ekosistem ve havza yönetimi kararlarıyla ilişkilendirilmektedir.
Kanıt:
https://www.ktu.edu.tr/denizbiltek/iason
Yerel Koşullara Dayalı Entegre Yönetim Stratejileri ve Eylem Planları
IASON+ Projesinin en önemli çıktılarından biri “Entegre Yönetim Stratejileri ve Eylem Planlarının oluşturulması” olarak tanımlanmaktadır.
Bu yönetim stratejilerinin geliştirilmesinde her delta alanının;
dikkate alınmaktadır.
Dolayısıyla KTÜ’nün yaklaşımı, genel ve tek tip bir su yönetimi modelinden farklı olarak mekâna özgü ekolojik verilerden beslenen adaptif bir yönetim anlayışı ortaya koymaktadır.
Kanıt:
https://www.ktu.edu.tr/denizbiltek/iason
Yerel Paydaşların Havza Yönetimine Katılımı
Havza yönetiminin yalnızca bilimsel veri üretimine dayanmaması amacıyla yerel ve bölgesel paydaşlar da sürece dâhil edilmektedir.
Bu kapsamda 27 Ekim 2025 tarihinde Bafra’da IASON+ Bilgilendirme Günü gerçekleştirilmiştir. Etkinlik, Kızılırmak Deltası’ndaki istilacı yabancı türler ve bunların ekosistem üzerindeki etkileri konusunda ilgili yerel paydaşlara bilgi aktarılmasını sağlamıştır.
Bu tür faaliyetler, sahadan elde edilen biyolojik verilerin yerel karar vericiler ve diğer paydaşlarla paylaşılmasına ve havzanın ortak yönetimine katkı sağlamaktadır.
Kanıt:
https://www.ktu.edu.tr/denizbiltek/haber/iason-projesi-info-day-bafrada-gerceklestirildi
Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi Yönetim Yaklaşımı
Karadeniz Havzası birden fazla ülke tarafından paylaşılan büyük bir sucul sistem olduğundan, KTÜ’nün havza yönetimi yaklaşımı uluslararası iş birliğini de içermektedir.
IASON+ kapsamında farklı ülkelerdeki delta ekosistemleri birlikte değerlendirilmekte; tür dağılımı, istilacı türlerin etkileri, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetlerine ilişkin bilgiler ortak bir yönetim yaklaşımı geliştirmek amacıyla paylaşılmaktadır.
Bu kapsamda proje, farklı ülkelerin ve delta bölgelerinin deneyimlerini, bilimsel verilerini, iyi uygulamalarını ve kaynaklarını bir araya getirerek Karadeniz Havzası için koordineli ve ekosistem temelli bir yönetim yaklaşımının geliştirilmesini amaçlamaktadır.
Kanıt:
https://www.ktu.edu.tr/denizbiltek/iason
Karadeniz Teknik Üniversitesi, 2025 yılında havza yönetimine ilişkin kurumsal uygulamalarını yerel su kaynaklarının korunması ve su kalitesinin yönetimi ile sınırlı tutmayarak, Karadeniz Havzasındaki konuma özgü sucul biyolojik çeşitlilik verileriyle desteklemektedir.
Özellikle IASON+ Projesi kapsamında Kızılırmak Deltası’nda gerçekleştirilen ilkbahar ve sonbahar tür izlemeleri, istilacı sucul türlerin mekânsal dağılımlarının belirlenmesi, ekosistem hizmetleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi ve bu verilere dayalı Entegre Yönetim Stratejileri ve Eylem Planlarının geliştirilmesi, konuma özgü sucul tür çeşitliliğinin havza ve ekosistem yönetimine doğrudan dâhil edildiğini göstermektedir.