etkinlikler

29

Nisan

1. Ulusal Karadeniz Doğal Doğum Sempozyumu Gerçekleştirilmiştir

Trabzon ili Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi işbirliği ile düzenlenen 1.Ulusal Karadeniz Doğal Doğum Sempozyumu 19 Nisan 2016 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

 

1. Ulusal Karadeniz Doğal Doğum Sempozyumu Açılış Konuşması Metni

Sayın Rektörüm,

Sayın Rektör Yardımcım,

Sayın Dekanım,

Sayın İl Sağlık Müdürüm,

Sayın İl Halk Sağlığı Müdürüm,

Sayın İl Kamu Hastaneleri Birliği  Genel Sekreterim

Sayın Bölüm Başkanlarım,

Sayın Öğretim Üyeleri ve Görevlileri,

Saygı Değer  Meslektaşlarım,

Çok Sevgili Öğrencilerim

Ve basınımızın güzide temsilcileri,

Doğum;  bir mucizedir. Bu mucizenin ilk şahitleri olan sizler, 1. Ulusal Karadeniz Doğal Doğum  Sempozyumuna HOŞGELDİNİZ! ŞEREF VERDİNİZ! 

Bu sempozyum;  Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü  ile Trabzon Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği  ve bünyesindeki Kanuni Eğitim ve Araştırma hastanesi işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.

Doğal doğum her kadının hakkıdır temasıyla yola çıktığımız bu  bilimsel toplantıda; doğal doğum konusunu ele almamızın  ana nedeni  dünyanın tüm ülkelerinde olduğu gibi ülkemizdede sezaryanla doğum  oranlarının  %53 gibi çok yüksek  düzeyde   olmasıdır. Trabzon ilinde bu oran yaklaşık %61’dir.    Tıbbi endikasyon durumunda hayat kurtarıcı olan sezaryanla doğum;  bir doğum şekliymiş gibi  rutin olarak uygulandığında hem anne, hem yenidoğan hem de toplum sağlığını tehdit etmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalarda;  sezaryanla doğum yapan annelerde daha fazla ağrı, kanama, aneztesi ve ameliyat komplikasyonu sezaryanla doğan yenidoğanlarda ise  daha fazla yaş akciğer , yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde yatış sıklığında artma , anne bebek bağlanmasında zayıflık,ilk emzirmeye geç başlama  gibi olumsuz etkiler saptanmıştır.

Sezaryanla doğumun belirtilen bu olumsuz etkilerine yönelik DSÖ, sezaryanla doğum oranlarının  %15 lere çekilmesini hedeflemektedir. Yine DSÖ doğumda gerekmedikçe sentetik oksitosin, epizyotomi gibi tıbbi müdahalelerin yapılmasından kaçınılmasını ve ebeliğin güçlendirilerek doğal doğumların ivedilikle  yaygınlaştırmasını önermektedir.

DSÖ yaygınlaştırmasını ivedilikle istediği doğal doğum nedir?

Doğal doğum; kadının kendi iç güdüleri rehberliğinde  doğumuna aktif olarak katıldığı,mümkün olduğunca müdahale edilmeden  gerçekleşen  doğum yaklaşımıdır. Bir diğer ifadeyle, hiç bir tıbbi müdahale olmadan kendiliğinden başlayan, kendiliğinden ilerleyen, kendiliğinden sonlanan doğumlardır.

Doğal doğum; bir doğum felsefesidir.  Bu felsefenin başlıca savunucuları Fransız  doğum hekimi MİCHEL ODENT ve Kanadada doğum çiftliği olan ebe İNA MAY GASKİNDİR. Doğum doğal olduğunda; doğumdan sorumlu olan oksitosin ve endorfin gibi hormonlar ahenk içinde çalışır ve doğum daha kısa sürede gerçekleşir.

Doğal doğum felsefesinin temel özelliklerinde biri; kadın doğurtulmaya değil, doğurmaya gelir anlayışıdır. Doğum fizyolojik ve içgüdüsel bir  olaydır, kadının bedeni doğurmayı bilir. Önemli olan kadının   zihnen ve bedenen doğuma hazır oluşudur. Ebe ve hekimin doğumdaki temel görevi; kadına saygılı ve anlayışlı davranma,    cesaretlendirme, yol gösterme, pozisyon vermesine yardım etme, yalnız bırakmama özetle  sürekli doğum desteği sağlamaktır.  Her fizyolojik olayın bir patolojisi de vardır. Eğer doğumun ilerleyişinde bir sorun  var ise, bir diğer ifadeyle doğum patolojik hal almış ise;  bu durumda tıbbi müdahale anne ve yenidoğan sağlığını kurtarıcıdır.

Doğal doğum  felsefesinin bir diğer özelliği de doğumdaki “ağrının”  algılanış biçimidir. Ağrı ifadesi  bir patolojinin, bir  sorunun olduğunu göstermektedir. Oysa doğum ağrısı fizyolojiktir , diğer ağrılardan farklıdır. Bu sebeple kadınlara doğum ağrısı yerine doğum dalgası  demek doğumu daha olumlu, başedilebilir , dayanabilecek bir algıya taşır. Her bir doğum dalgası;  anneyi bebeğine kavuşturan, vuslatla yakınlaştırma dalgaları  olarak algılanmalıdır.

 Ulusal ebelik haftası etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen bu sempozyumunda temel  amacı bilimsel araştırmalarla  doğal doğum konusunda sağlık personelinde farkındalık oluşturmak ve toplumda doğal doğumun yaygınlaşmasını teşvik etmektir.

Doğal olan sağlıklıdır. Doğal doğum, sağlıklı yenidoğan, sağlıklı  yenidoğan da sağlıklı nesil demektir.

Bu bağlamda sağlıklı olan doğal doğumu  yaygınlaştırmanın en önemli yolu kadınların doğum korkularını en aza indirmek veya ortadan kaldırmaktır. Kadınlar;  duydukları doğum hikayelerinden,  geçmiş doğumunda yaşadığı  travmalardan ve de sağlık personelinin kimi zaman özenli olmayan tutum ve davranışlarından korkmaktadır. Kadınların doğum hikayeleri çok önemli. Tıpki erkeklerimizin askerlik hikayeleri gibi. Eğer kadınlarda pozitif bir doğum hikayesi oluşturmak istiyorsak, bu hikayenin karakteri olarak  nazik, güler yüzlü, saygılı, destekleyici, mahremiyete özenli yani iyi bir iletişim dili kullanan sağlık personeli olmak durumundayız.. Unutmamalıyız ki kadınlar doğum şeklini tercih ederken, diğer doğurmuş kadınların deneyimlerine başvururlar.

Her kadının hakkı olan doğal doğum, tıbbi ve cerrahi müdahale oranlarında azalma; erken taburculuk, hızlı iyileşme gibi olumlu etkileriyle kişi başı maliyet yükünü azaltıp, ülke ekonomisine olumlu  katkı sağlamaktadır.

Saygı değer protokol üyeleri, saygı değer katılımcılar;

Doğal doğum konusunun çok boyutlu ele alınacağı bu sempozyumumuzda; Trabzon ilindeki klinisyen ve akademisyen konuşmacıların yanı sıra; Ege Üniversitesi Sağlık Blimleri Fakültesinden Dekan Prof. Dr. Esin Çeber Turfan, İstanbul Beyoğlu Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinden Genel Sekreter Prof. Dr. Erol Kısmet,  Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden klinik şefi Doç. Dr. Özlem Moraloğlu Tekin ,  Karabük Üniversitesinden  Ebelik Bölüm Başkanı ve Türk Ebeler Derneği Başkanı Yard. Doç. Dr. Nazan Karahan  olmak üzere 2’si ebelik,  2’si hekimlik  bilim dallarından   4 öğretim üyesi hocamızın sunuları sempozyumumuza ışık tutacaktır.

Bu bilimsel toplantıya  Trabzon Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliğine bağlı  Kanuni Eğitim ve Araştırma hastanesi başta olma üzere tüm il ve ilçe devlet  hastanelerinden, KTÜ Sağlık Bilimleri Fakültesinden, Trabzon İl Sağlık ve Halk Sağlığı Müdürlüklerinden, KTÜ Farabi Hastanesinden, Gresun,  Gümüşhane ve Ordu Üniversiteleri ve hastanelerinden, İzmir ve Kars illerinden   toplam 750 ebe-hemşire  ve hekim olmak katılmıştır.

Sizlerin katılımıyla kongre salonu dolmuş, sempozyum adeta  doğum şöleni havasına   dönüşmüştür. Siz katılımcıların varlığı sempozyumu güçlendirmiş, gücünüz gücümüz olmuştur.

Sempozyum düzenleme kurulu olarak amacımız, memnuniyetle  bu toplantıdan ayrılmanızdır. Olası isteğimiz  dışı bir eksikliğimizde, sizlerin engin hoşgörüsüne sığınırız.

Sözlerimin sonlarına doğru yaklaşır iken, bizlerden desteğini hiç esirgemeyen ve teşrifleriyle bizi onurlandıran ve şeref veren

Sayın KTÜ Rektörüm Prof. Dr. Süleyman BAYKAL’a

Sayın KTÜ Rektör YardımcıM  Prof. Dr. Hikmet ÖKSÜZ’e

Sayın KTÜ SBF dekanım Prof. Dr. Orhan DEĞER’e

Sayın Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterim  Doç. Dr. Halit ÇINARKA’ya

 Sayın Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma hastanesi hastane yöneticisi Doç. Dr. Mustafa YILMAZ’a, 

Sayın KTÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı  Doç. Dr.  Sevilay HİNDİSTAN’a, 

Sempozyum bilimsel ve kayıt sekreteryası başta olmak üzere düzenleme kurulunda yer alan her bir üyeye  ve tüm katılımcılara  çok teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum

Trabzon ilindeki iki  önemli kurumun (KTÜ-Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği) güçlerini birleştirerek;  sempozyum sürecini ortak inanç ve amaçla, çok iyi bir uyum içinde yürüttüğüm, Trabzon ilinde de  önemli hizmetlerde bulunmuş  çok değerli sempozyum eş başkanım, Sayın Dr. Şafak SÜNBÜL’e de huzurunuzda bir kez daha teşekkür ediyorum. 

Ayrıca; her tür desteğiyle yanımızda olan, geleceğin güvencesi olan  başta KTÜ SBF hemşirelik bölümü öğrencileri olmak üzere, misafir öğretim üyesi olmaktan  onur duyduğum Giresun Üniversitesi ve Gümüşhane Üniversitesi öğrencilerine de çok teşekkür ediyorum.

Konuşmamı Mevlana’nın bir sözüyle noktalamak noktalamak istiyorum. Mevlana ne güzel söylemiş: Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. İşte bu bilimsel toplantıda da  ebenin, hekimin, hemşirenin bilimsel bilgiden gelen ışığının; doğum yolculuğundaki kadınları, eşleri ve toplumu daha da aydınlatmasını diliyor, hepinize en derin saygılarımı sunuyorum..

Sempozyum Eş Başkanı                                          Sempozyum  Eş Başkanı

Yard. Doç. Dr. Songül AKTAŞ                                  Dr. Şafak SÜNBÜL

 

 1.Ulusal Karadeniz Doğal Doğum Sempozyumu’nun düzenlenmesinde emeği geçen sempozyum eş başkanları Yrd.Doç.Dr. Songül AKTAŞ’a, Dr.Şafak SÜNBÜL’e, düzenleme kuruluna ve ayrıca sempozyumu onurlandıran değerli protokol üyeleri ve davetlilere gönülden teşekkür ederiz.

 

Sağlık Bilimleri Fakültesi