hakkımızda

Sivil Savunma: Düşman taarruzlarına, tabi afetlere ve büyük yangınlara karşı halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi, hayati ehemmiyeti olan her türlü resmi ve özel tesis ve teşekküllerin korunması ve faaliyetlerinin sürdürülmesi için acil tamir ve ıslahı savunma gayretlerinin sivil halk tarafından azami suretle desteklenmesi ve cephe gerisi maneviyatının muhafazası amacıyla alınacak her türlü silahsız koruyucu ve kurtarıcı faaliyetlerin tümünü ihtiva eder.

Sivil Savunmanın Tarihçesi:

Sivil Savunmanın 60-70 yıllık bir geçmişi vardır. Birinci Dünya Savaşından sonra savaşın ardından gelen yıllarda, ülkelerin birçoğunda Pasif Korunma adı altında, halkın türlü tehlikelerden korunmasını amaçlayan önlemler geliştirilmiş örgütler kurulmuştur.

İkinci Dünya Savaşı, sivil halkın silahlı kuvvetlerden daha çok tehlikeyle yüz yüze geldiği bir savaş olmuştur. Askerden çok halk ölmüştür. Yine bu savaşta halk askere karşı kullanılmamış bir silahın atom bombasının hedefi olmuştur. Bu savaşın cephelerden çok cephe gerilerini, askerden çok halkı tehdit etmiş olması, bundan sonrada bunun böyle ve belki daha da yaygın olacağı düşüncesini doğurmuştur. Bu düşünce devletleri sadece basit korunma önlem ve örgütünün halkı koruyamayacağı sonucuna götürmüş, Sivil Savunma sonuçtan çıkmıştır.

Yurdumuzda, sivil halkın korunmasına ilişkin önlemler alınması ile ilgili ilk girişimin tarihi 1931′dir. Bu tarihte “Hava taarruzlarına karşı pasif koruma” adlı talimatla birtakım önlemler getirilmiş daha sonra 3502 sayılı pasif koruma kanunu ve nihayet Sivil Savunma yasa tasarısı 09.06.l958 yılında kabul edilmiş ve 28 Şubat l959 da 7126 sayılı kanunla yürürlüğe girmiştir. 7126 sayılı kanun gereğince Sivil Savunma servislerinin kurulması, donatımı, eğitimi ve Yönetiminden İçişleri Bakanlığı adına Sivil Savunma Genel Müdürlüğü Sorumludur. Taşrada ise sorumluluk doğrudan Mülki İdari Amirlerine verilmiştir.

Sivil Savunmanın Amaçları:

Yasa Hükmünde Yer Alan Amaçlar Şunlardır:

Halkın can ve mal kaybının en az düzeye indirilmesi

Hayatı önemi olan her türlü resmi ve özel kurum ve kuruluşların korunması,

Bu kurum ve kuruluşların etkinliklerinin sürdürülmesi için ivedi onarım ve yenileştirmenin yapılması,

Savunma çabalarının sivil halk tarafından en geniş ölçüde desteklenmesi,

Cephe gerisinin moralinin korunması,

 Sivil Halkı Tehdit Eden Tehlikeler:

Barıştaki tehlikeler,

Savaştaki tehlikeler,

1-BARIŞTAKİ TEHLİKELER

Barışta halkın can ve mal varlığını tehdit eden tehlikeler:

Doğal yıkımlar (Tabi afetler)

Büyük Yangınlar

Halkımızı tehdit eden doğal yıkımlar şunlardır.

Depremler

Çığlar

Su baskınları (Seller)

Yer kaymaları

Baraj patlamaları

Büyük Yangınlar: Sivil savunma yasasında “BÜYÜK YANGINLAR” ile ilgili bir tanımlama, sınırlama, sınırlama belirleme yoktur. Büyük yangının, ne ölçüde büyük bir yangın olduğu saptanmamıştır. Büyük yangınlar “Sivil Savunmanın müdahalesini gerektirecek olan ölçüde büyük yangınlardır.” diye belirlemekte yeterince açıklığı olmayan bir belirlemedir. Büyük yangınlar barışta ihmaller, sabotajlar ve elde olmayan nedenlerle çıkabilir. Tabi afetler, barışta halkın can ve mal varlığını tehdit eden en büyük tehlikedir. Yurdumuz bir deprem kuşağı üzerinde bulunduğundan halkımız için en büyük barış tehlikesi deprem olmaktadır.

2 – SAVAŞTAKİ TEHLİKELER

Günümüzde yada gelecekte çıkacak savaşların en belirgin özelliği bu savaşların topyekün yada Ulusal Savaşlar oluşlarıdır. Topyekün savaşlarda amaç, düşmanın savaş gücünü kırmak yok etmektir. Savaş gücüde bilindiği üzere genellik insan gücü ve Endüstriyel Güçten oluşmaktadır. Günümüzde yada geleceğin savaşlarında düşman saldırıları sonucu sivil halkın karşı karşıya kalacağı tehlikeler şunlardır.

Klasik Silahlar

Nükleer Silahlar

Biyolojik Silahlar

Kimyasal Silahlar

Radyoaktif Serpinti

Büyük Yangınlar

Düşman saldırısı ile gelen bu tehlikeler yanında savaş sırasında depremler ve su baskınları gibi doğal yıkımları da göz önünde bulundurmak gerekir. Nüfus Yoğunluğu yüksek kentler endüstriyel merkezlere yukarıda belirtilen silahlarda yapılacak bir saldırıdan, yada buralarda meydana gelecek doğal yıkımlardan sonra ortaya çıkacak görünümü şöyle özetleyebiliriz.

Binlerce ölü

Enkaz altında binlerce yaralı

Binlerce evsiz insan,