haberler

Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Proje Ekosistemi Ele Alındı

Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Proje Ekosistemi Ele Alındı

Karadeniz Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Merkezi tarafından düzenlenen “Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Proje Ekosistemi Bilgi ve Deneyim Paylaşımı” etkinliğinde, sosyal bilimlerde TÜBİTAK proje hazırlama ve yürütme süreçleri deneyimli akademisyenlerin katkılarıyla değerlendirildi.

KTÜ Teknoloji Transfer Merkezi tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen Bilgi ve Deneyim Paylaşım Günleri kapsamında bu hafta “Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Proje Ekosistemi” başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlikte, sosyal ve beşeri bilimler alanında proje hazırlama, TÜBİTAK destek programlarına başvuru, özgün değer oluşturma, veri toplama, saha çalışması ve proje yürütme süreçleri ele alındı.

Programa, KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tülay İlhan Nas ile KTÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlham Tekin Cinemre konuşmacı olarak katıldı. Etkinlikte, özellikle sosyal ve beşeri bilimlerde görev yapan araştırmacıların TÜBİTAK proje süreçlerinde karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlükleri aşmaya yönelik stratejiler üzerinde duruldu.

“Sosyal bilimlerde proje kültürü yeni ama önemli fırsatlar barındırıyor”

Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Tülay İlhan Nas, sosyal bilimlerde TÜBİTAK projeleriyle tanışma sürecinin fen ve mühendislik alanlarına kıyasla daha geç geliştiğini belirtti. Sosyal bilimlerde finansal desteğe duyulan ihtiyacın çoğu zaman saha çalışması, veri temini ve araştırma ekibinin desteklenmesi üzerinden ortaya çıktığını ifade eden Nas, TÜBİTAK projelerinin yalnızca maddi destek değil, aynı zamanda akademik disiplin, saha deneyimi, öğrenci yetiştirme ve bilimsel üretim açısından da önemli katkılar sunduğunu vurguladı.

Nas, kendi proje deneyimlerinden hareketle 1003, 1001 ve 3005 gibi farklı TÜBİTAK programlarında yürüttüğü çalışmaların özellikle saha araştırması ve veri temini bakımından önemli imkânlar sağladığını belirtti. Sosyal bilimlerde proje yazımında en kritik unsurun “özgün değer” olduğunu ifade eden Nas, yalnızca daha önce yapılmamış bir konuyu ele almanın yeterli olmadığını; çalışmanın literatürde anlamlı bir boşluğu doldurması ve bilimsel katkısının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.

“Veri toplamak tek başına proje değildir”

Doç. Dr. İlham Tekin Cinemre ise sosyal ve beşeri bilimlerde projelerin yalnızca veri toplama faaliyeti olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Cinemre, araştırmacıların mevcut veriyi nasıl kullanacaklarını, hangi yöntemle işleyeceklerini ve elde edilecek sonuçların bilimsel, toplumsal ya da kurumsal açıdan ne tür bir katkı sağlayacağını başvuru aşamasında açık biçimde ortaya koymaları gerektiğini ifade etti.

Cinemre, sosyal bilimlerde proje üretiminin disiplinler arası bakış açısıyla güçlenebileceğini vurguladı. Tarih, mühendislik, mimarlık, yazılım, harita mühendisliği ve dil uzmanlığı gibi farklı alanlardan araştırmacıların bir araya gelmesinin projelerin özgün değerini artırabileceğini belirten Cinemre, sosyal bilimlerde araştırma sorusunun yalnızca belge veya arşiv taramasına indirgenmemesi gerektiğini dile getirdi.

Özgün değer, yöntem ve pilot çalışma vurgusu

Etkinlikte, sosyal bilimlerde proje başvurularının başarısı açısından özgün değer, yöntemsel tutarlılık ve pilot çalışma yapılmasının önemi özellikle öne çıktı. Prof. Dr. Nas, proje başvurularında araştırma sorusu, değişkenler, veri kaynakları ve analiz yönteminin birbiriyle uyumlu biçimde kurgulanması gerektiğini belirtti. Ayrıca, saha çalışması içeren projelerde ön çalışma ya da pilot uygulama yapılmasının hem araştırmacıya hem de değerlendiricilere güven verdiğini ifade etti.

Nas, yöntem bölümünde uzun teorik açıklamalar yapmak yerine, seçilen yöntemin neden tercih edildiğinin, hangi veriye ve hangi araştırma sorusuna karşılık geldiğinin açıkça gösterilmesi gerektiğini söyledi. Değişkenlerin, veri kaynaklarının ve analiz yöntemlerinin tablo hâlinde sunulmasının değerlendirme sürecini kolaylaştıracağını da belirtti.

Proje yürütme sürecinde planlama ve ekip yönetimi belirleyici

Etkinliğin ilerleyen bölümünde proje yürütme sürecinde karşılaşılan zorluklar da ele alındı. Konuşmacılar, saha çalışmaları, kurum izinleri, bütçe kullanımı, bursiyer performansı, zaman yönetimi ve risk planlaması gibi konularda deneyimlerini paylaştı.

Doç. Dr. Cinemre, proje yürütme sürecinde ana iş paketlerinin yanı sıra kendi içinde daha ayrıntılı alt iş paketleri ve risk planları oluşturduğunu belirtti. Bu yaklaşımın raporlama dönemlerinde süreci kolaylaştırdığını ve olası aksaklıklara karşı hazırlıklı olmayı sağladığını ifade etti.

Prof. Dr. Nas ise özellikle şirketler ve kurumlarla yapılan saha çalışmalarında veri toplama sürecinin zorluğuna dikkat çekti. TÜBİTAK projesi kapsamında hareket etmenin araştırmacılara kurumsal güven sağladığını ancak sahada veri toplamanın yine de ciddi emek, zaman ve takip gerektirdiğini söyledi. Nas ayrıca, proje ekibinin iyi kurulmasının önemli olduğunu; ancak nihai sorumluluğun yürütücüde bulunduğunu vurguladı.

Lisansüstü öğrenciler için proje ekosistemi önemli bir öğrenme alanı

Etkinlikte öne çıkan bir diğer başlık ise projelerin lisansüstü öğrencilerin akademik gelişimine katkısı oldu. Konuşmacılar, TÜBİTAK projelerinin yalnızca yürütücüler için değil, bursiyer öğrenciler ve genç araştırmacılar için de önemli bir öğrenme zemini oluşturduğunu belirtti.

Projelerin öğrencilere saha deneyimi, akademik disiplin, ekip çalışması, raporlama becerisi ve araştırma kültürü kazandırdığı ifade edildi. Bu yönüyle proje ekosisteminin, sosyal ve beşeri bilimlerde yeni kuşak araştırmacıların yetişmesine katkı sunduğu vurgulandı.

Sosyal bilimlerde proje üretimi için güçlü mesaj

Etkinlikte yapılan değerlendirmelerde, sosyal ve beşeri bilimlerde proje üretmenin zor ancak mümkün ve gerekli olduğu mesajı öne çıktı. Konuşmacılar, araştırmacıların proje başvurularında yalnızca konu seçimine değil; araştırma sorusunun gerekçelendirilmesine, literatürdeki boşluğun açık biçimde gösterilmesine, yöntemin uygunluğuna, verinin nasıl analiz edileceğine ve projenin yaygın etkisine odaklanmaları gerektiğini ifade etti.

Program, katılımcıların sosyal ve beşeri bilimlerde TÜBİTAK proje kültürüne ilişkin sorularının yanıtlanması ve konuşmacıların deneyim paylaşımlarıyla sona erdi.


05 Haziran 2026